Sevgili Egitbiraylılar, Uzun zamandır devam eden okullar arası münazara yarışmalarında; öğrencilerim ve ben, olağanüstü bir koşuşturma yaşadık. Sonunda yarı finalde elendik. Hem de iki puan farkla… Bu da olağandı… Bu yarışmalarda savunduğumuz tezlerden sizlerin de faydalanmanızı istedim. Belki de dünyada hâkim olan bazı görüşlerin doğru olmadığını anlamamız açısından bu konuların tartışılması bize yol gösterici olabilirdi. Son yarışmada “Uygarlığın gelişmesinde sanat mı önemlidir, bilim mi?” konusunu ele aldık. Karşı grup bilimi; biz sanatı savunduk. Ve tahmin ettiğiniz gibi “Bilim önemlidir.” görüşü kazandı. Açıkçası geleneksel düşünmeyi kanıksamış bir toplumdan başka türlü bir sonuç çıkmazdı. Biz toplum olarak ( ki buna öğretmen camiası da dâhil) hep kanıksanmış düşünceyi “doğrusu buymuş gibi” savunuruz. Farklı bir görüş açısı getirecek biçimde düşünmeye ya da farklı olanı dinlemeye tahammül etmeyiz… Bu yazımda savunmamızdan bazı bölümler aktaracağım. Faydalanmanız dileğimle… 1. KONUŞMACI Günümüz dünyasında bilim ve teknoloji akıl almaz bir hızla ilerlemektedir. Sanat ise daima geri planda bırakılmıştır. Bilim bu kadar ilerlediyse, biz uygarlık ve medeniyette çok ilerlemiş olmalıydık değil mi? Uygarlığın neresindeyiz? Soruyorum size. Bakın şimdi bazı rakamlar vereceğim. Lütfen dikkat edin. Her 1 dakikada 5 yaşın altında 12 çocuk açlıktan hayatını kaybediyor. 800 milyon insan yeterli beslenemiyor ve 2 milyar insan içecek temiz su bulamıyor. Silahlanmaya saatte 100 milyon dolar harcanıyor. Bir nükleer deniz altının maliyetiyse, 48 milyon insanın temiz su içmesine bedel! “Gelişmiş” bir devlet askeri harcamalarını 10 haftalığına keserse dünyadaki açlık sona erdirilebilir Tek bir uçak gemisine harcanan parayla 400 bin insan bir yıl boyunca sağlıklı beslenebilir. 70 bin ton kimyasal silah depolarda bekliyor. AB ülkeleri 13 milyar doları salt parfüme harcıyor.Her gün 30 bin çocuk önlenebilir hastalıklardan ölüyor. ABD’de suç oranı Türkiye’dekinin on katına eşit. Sadece Londra’daki evsizlerin sayısı 400 bine ulaşmış. Dünyadaki evsizlerin sayısı 100 milyondan fazla… Bu rakamları ya da istatistikleri daha uzatabilirim. Ancak anlaşıldığı üzere görülüyor ki dünya uygarlaşmaktan hızla uzaklaşıyor. Tüm bu haksızlıklara ve adaletsiz dağılıma karşı sadece sanatçılar seslerini yükseltiyor. Bilim dünyayı yöneten bir avuç ülkenin elinde esir. Evet, esir. Tüm bilim adamları ne hikmetse bir iki ülkeye hizmet ediyor. Neden? Çünkü para bu ülkelerde var. Ve aslında bilim bu ülkelerin kölesi durumunda…. Karşı gruptaki arkadaşlar bilimin hizmetlerinden söz edecekler. Peki, bu hizmetlerden kim faydalanıyor? Bir avuç insan değil mi? Neden? Çünkü yazarların, çizerlerin, fotoğrafçıların, şairlerin, ressamların dünyanın gözüne soktuğu bu adaletsizliğin gözler önüne serilmesi birilerinin hoşuna gitmiyor. İnsanlar ekmek parası derdine düşmüş, sanatçıları duymuyor. O zaman soruyorum size UYGARLIĞIN NERESİNDEYİZ??? Ve 11. asırda bir Türk şairi, Kutadgu Bilig, uygarca sesleniyor. “Bütün iyilikler bilginin faydasınadır. Bilgi ile göğe yol bulunur” İnsanoğlu bilim sayesinde göğe yer bulmuş bulmasına da; iyilikle değil. Kötülükle… Yani aya çıkan beyaz adamın bilgileri kara ırka, sarı ırka bir fayda sağlamamış. Oysa Kutadgu Bilig asırlar öncesinden bize demokrasiyi, insan haklarını, eşit paylaşımı ve uygarlığı öğütlemiştir. Sanatçı her zaman insandan ve uygarlıktan yana olmuştur. Eflatun ise şöyle seslenmiş bilim adamlarına: Sizin icatlarınız hakikat için değil; gerçeğin benzerliği içindir…. Soruyorum size; evrenin kendisi bir sanat eseri değil midir? Bilim evrende olmayan neyi bulmuş? Oysa sanatçı hayalleri vasıtasıyla görülmeyeni hissetmiş, gerçek sanılanı da yalanlamıştır. Koca Yu’nus yüzyıllar ötesinden sesleniyor bize… İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendini bilmezsin Ya nice okumaktır 2. KONUŞMACI Uygarlık, bilimin ve teknolojinin getirdiği bir lüks değildir. Dakik işleyen hızlı trenler, ışıklı vitrinler, tertemiz caddeler, cep telefonları, bilgisayarlar değildir. Uygarlık, bunları kullanan insanların insanlığında gizlidir. Çünkü hepimiz biliyoruz ki, bugün uygar dediğimiz ülkelerin birçoğu toplu mezarlar açmışlar öldürdüklerini gömmek için. Uygarlık, acı çeken insanları görebilmekten ve onları mutlu etmekten geçiyor. Sizce Kızılderililer uygar değildi de bilimin ayrıcalıklarından faydalanan beyaz adam mı uygardı? Afrika’dan bir hayvan gibi yakalanıp getirilen köle zenciler uygar olduğu söylenen bir ülkede acılarını müzikle, cazla yani san’at yaparak dile getirmediler mi? Bu uygar ülkenin uygar bilimi niye onların yaralarını hala saramadı? Bilim adamları atom bombasını buluyor. Vee Japon kâğıt katlama sanatı bir Hiroşimalı çocuğa umut oluyor. Turna kuşları yapıyor kâğıtlardan. Ne kadar çok yaparsa o kadar çabuk iyileşeceğini umuyor. Çünkü o çocuk bu bomba yüzünden kanser oluyor. Neden bilim ve teknik ilerledikçe insanoğlunun mutsuzluğu artıyor? Neden kar tutkusu arttıkça bilim ilerliyor? Ve neden sanat hep insanoğlunun kaçacağı sığınak oluyor? Niye siz Türkiye’ye gelen turistleri Mimar Sinan’ın eserlerine, müzelere, bin yıllık antik tiyatrolara götürüyorsunuz. Mesela hastanelere, Tubitak’a,, bilim araştırma kurumlarına götürsenize… Siz yabancı bir ülkeye gittiğinizde o ülkenin uygar olup olmadığını son model arabalarından mı anlarsınız? Ya da diktikleri yüksek binalardan mı? Yoksa insanını mı gözlemlersiniz? Ya da tarihi eserlerini mi gezersiniz? Tarihi eserleri yapanlar sanatçılar değil miydi? Türkiye gibi, arkeolojik zenginlikleriyle ve müzelerdeki hazineleriyle göz kamaştıran bir ülke, nasıl oluyor da Milli Eğitim politikasında zorunlu sanat ve sanat kültürü ya da sanat tarihi derslerini devre dışı bırakabiliyor? Niye Türkçe dersleri beş saate tıkıştırılmaya çalışılıyor? Bu konularda nasıl oluyor da geriye doğru bir gelişme olabiliyor? Çünkü Türkiye sadece mühendis, doktor, bilim adamı yetiştirence uygar olacağını zannediyor. Çünkü Türkiye uygarlaşmaya önem vermiyor. Sanata önem vermiyor. Biz önce bilimsel ve teknolojik gelişmeleri yakalayalım, sanata pay ayırmak içinde bulunduğumuz ekonomik darboğazda lükstür ve gereksizdir! Biz doktor, diş hekimi, eczacı, matematikçi, fizikçi, topçu (futbolcu), manken, vs. olacağız, sanata vakit ayıramayız, sanat, uygarlık ve sanat tarihi de neyin nesi oluyor? Olmasa da olur! Önemli olan mesleğimizde başarılı olmamızdır! Hadi bu zihniyetle uygar olduğumuzu iddia edelim bakalım. Edelim etmesine de insan olduğumuzu ne zaman hatırlayacağız? Bir yazarımız yazmış, Amerika’da Bodies adında bir sergi varmış. Ölü insan vücutlarını bilimsel amaçla sergiliyorlarmış. Sergide birçok öğrenci varmış, hocaları geçmiş karşılarına anlatıyor, onlar da yere oturmuş, dinliyorlarmış. Hamile bir kadın ayakta duruyor, önden kesmişler, içinde bebeği de var...
Dehşete düşüyorsunuz ürküyorsunuz. Korkuyorsunuz. Acıyorsunuz. Gerçek insan bedenleri…Derileri özel bilimsel bir metotla yüzülmüş insanlar, size bakıyorlar. Bilim o sergiye gidenlere organları ve onları nasıl korumamız gerektiğini anlatıyormuş. Kim bu ölmüş insanlar? Kimlerin vücudu bunlar... Ve neden bunların hepsi sarı ırktan..." Bedenleri sergilenenler, evsiz Çinlilermiş... Öldükten sonra, kimse onları arayıp sormuyor.. Akraba yok, eş dost yok... Haliyle morgdaki cesetlerine sahip çıkan da yok... Ne kadar uygarca değil mi?
3. KONUŞMACI Nedir bilim? Somut gerçeğe dayanan deneyler sonucu ortaya çıkan bir uğraşı… Yani bilimin sınırları var. Oysa sanatın sınırı yok, sanatçının sınırı yok… Bilim duyguları ve hayalleri yok sayar. Üretime ve tüketime dönük görev yapar. Yani maddidir. Ama sanat güzel duygular ve hayaller üzerine kurulur. Sizce dünyayı hangisi kurtaracak? Bilim adamı deyince aklıma hep bir odaya ya da bir yere kapanmış, insandan uzaklaşmış, duygularını köreltmiş sürekli deneyler yapan insan gelir…. Ben bu insan uygar mıdır nasıl bileceğim? Bana uygar olduğunu kanıtlaması için buluşlarını veya bilimsel deneyleri mi anlatacak? Ama ben; bir ressamın resmine baktığımda, bir şairin dizelerini okuduğumda, bir ebruda, bir mimaride uygarlığı görebilirim, hissedebilirim… Mesela siz bana: “ Edison uygar mıydı?” dediğinizde, ben nasıl cevap verebilirim size? Hayatını araştırdım, daha on yaşındayken kendini fizik kitaplarına verdiğini, evlerinin kilerinde bir kimya laboratuarı kurduğunu, hayatını bu laboratuarda geçirdiğini söyleyebilirim. Ama dikkat edin hala uygarlığı konusunda pek bir şey söyleyemiyorum. Çünkü yaşam öyküsü bana bu konuda ipucu vermedi. Elbette Edison uygar bir insan değildi demiyorum. Benim söylediğim, yaptığı işler bilime ve insanlığa büyük yardımları olmuş bile olsa bu insan hakkında uygar olduğunu düşündürtecek şeyler olmadığıdır. Ancaaak, lütfen şu resme bakın… Bunu çeken bir fotoğraf san’atçısı… Adı CHRISTOPHER MORRIS… O bir Amerikalı… Californiya’da doğmuş. Ve bu çektiği fotoğrafta Amerikan askerlerinin bir Iraklıyı nasıl uygarca!!!!!!!! Tutukladığını gösteriyor. Bu ikinci fotoğrafta da Amerikan uçaklarının kendini korumaktan aciz bir ülkede insanların evlerini nasıl başına yıktığını gösteriyor… Düşünebiliyor musunuz? Bir Amerikalı Amerika’nın vahşetini nasıl dünyanın gözüne sokuyor. Dünyada bilimin merkezi sayılan Amerika’nın aslında uygarlıktan ne kadar uzak olduğunu kanıtlıyor. Kim yapıyor bunu? Bir bilim adamı mı? Hayır, bilim adamları ülkelerinin ya da onları parayla satın alan ülkelerin çıkarı için çalışırlarken, silah üretirlerken ya da acımasız ekonomik savaşı kazanmak için sürekli tüketim malları üretirlerken; bu sanat adamı, bu fotoğrafçı böyle fotoğraflar çekiyor… Yani san’atını yapıyor. Ne dersiniz? Bu fotoğrafları çeken ve dünyaya gösteren insan uygar mı değil mi? Fotoğrafçılık san’atı olmasaydı fotoğraf makinesinin uygarlığa ne katkısı olurdu söyler misiniz? Fotoğraf makinesini uygar yapan onu bulan bilim değil, onu kullanan fotoğrafçıdır. Sanattır uygarlığa hizmet eden. Bilim ancak sanatı ve sanatçıyı yanına alırsa UYGARLAŞIR... Sahi sizce uygarlık nedir?
BU BÖLÜMDEN KOPYALAMA YAPACAK KİŞİLERİN, İSMİMİ KULLANMASI VE SİTEMİZİN ADINI VERMESİ ZORUNLUDUR. HAZIRLAYANLAR: Biray Akçay ve Öğrencileri...
SEVGİLİ EGİTBİRAYLILAR GENEL İSTEK ÜZERİNE SON KONUŞMAYI DA BURAYA ALIYORUM.
Sevgili Dinleyenler, Kıymetli Jüri, Son konuşmamda insan hayatının mutluluğunu hedef alan uygarlığın öncelikle insanca duyguları hedeflemesi gerektiği üzerinde durmak istiyorum. Uygarlık insanı mutlu etmeyi amaçlar değil mi? Mutluluk, insanın içindedir. Peki, insanın içindeki bu gücü ortaya çıkaran nedir? İnsanın insan olmasından kaynaklanan tüm güzellikleri ortaya çıkaran güç nedir? San’attır sevgili dinleyenler, san’attır… Sanat her zaman güzellikler üretir. Ama bilim bazen çirkinliklerin aracı olur. Siz mutluluğu bir resimde, bir şiirde, bir mimaride, bir kilimde, bir müzede, bir seramikte, bir müzikte bulmaz mısınız? Uygarlık insanı mutlu etmek için varsa, bilim bu mutluluğun neresindedir? Daha çok insanı öldürmek için yapılan silahlarda mı? Genetik kopyalamada mı? Önce varlığıyla insanları kanser yapan sonra da onları tıpkı bir fare gibi deneylere maruz bırakan teknolojik acımasızlıkta mı? Siz her gün insan vücudunda delikler açan bir operatör doktorun uygar olduğunu yaptığı ameliyatlardan mı anlarsınız? Yoksa size şefkatle bakmasından, güven vermesinden, sizi incitmeden uygun bir dille konuşmasından mı? Bizi hangisi uygarlaştıracak? Mutluluk, acı, hüzün, güven, zarafet, değer bilme, anlamaya çalışma gibi insanı insan yapan duyguların aktarıldığı san’at mı? Yoksa bilimin duygudan uzak, somut hırçınlığı mı ? Biliyoruz ki doktorların büyük çoğunluğu her ne hikmetse müzikle uğraşmaktadır. Neden? Onlara bilim adamı olmak yetmiyor mu? Çünkü san’at,, evrende insanın varoluşuyla başlar. Bilim yokken de insanlık vardı çünkü… Tarih uygarlaşma sürecidir. Evet ama gerçek uygar kimlerdir? Hiroşima’yı ne çabuk unuttuk? Nazi bilim adamları acaba san’atçı olsalardı bilimi insan öldürmek için mi kullanırlardı? Mehmet Akif’in de dediği gibi “ Medeni denilen tek dişi kalmış canavarlar” sanatla mı bilimle mi daha çok uğraşıyorlardı? İsrailli bilim adamları Filistinlileri nasıl yok edebileceğinin hesabını yaparlarken neden bir İsrailli sanatçı şiirinde insan haklarına değiniyor? Acaba bilim mi her zaman uygarlığa hizmet ediyor yoksa san’at mı? ASLINDA EVRENİN KENDİSİ BİR SANAT DEĞİL MİDİR? BİLİM, EVRENDE OLMAYAN BİR ŞEY Mİ BULMUŞ? SANAT EVRENDE GÖRÜLMEYENİ DE BİLİNMEYENİ DE DUYGULARIYLA KEŞFEDER. Sanatı yanına almayan bilim ise ancak silah üretir ya da dünyanın sonunu getirir. Şimdi size bir resim göstereceğim. Ressam mutluluğun resmini yapmış. Bu insanlar pek uygar görünmüyor mu? Yani bilim onların evlerine pek uğramamış da… Ama ressama göre onlar mutlu. Yani bir sanatçının mutluluk anlayışı bu… Çünkü bana göre bu ressam çok uygar biri. İnsanı çok iyi tanıyor çünkü…. Hepinize bizi sabırla dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Sözlerimi Atatürk’ün veciz bir sözüyle bitirmek isterim:” Bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve hastalıklı bir kimse gibidir." "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur." Bilim böyle bir milleti nasıl sağlam hale getirecek? Hepininize saygılar sunuyorum.
x3rH2R new movie transformers http://transformersmoviedownload.com ,new full movies http://1408movie.com and http://acrosstheuniversemovie.com I reccomend also http://captivitymovie.com , http://grantorinomovie.com , http://sevenpoundsmovie.com and http://tombstonemovie.com download and watch
WNeiVZ new movie transformers http://transformersmoviedownload.com ,new full movies http://1408movie.com and http://acrosstheuniversemovie.com I reccomend also http://captivitymovie.com , http://grantorinomovie.com , http://sevenpoundsmovie.com and http://tombstonemovie.com download and watch
Merhaba Biray Akçay Bizim de nisan ayında münazaramız var ve sanatın önemini savunuyoruz. Karşı tarafın tezini çürütecek daha fazla bilgiye ve metninizde bahsettiğiniz görsel araçlara ihtiyacımız var.Yardımcı olursanız çok sevinirim.. mail adresim cagladuser@hotmail.com Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler
biray akçay 23 Ara 2008
elbette ciddiye alırım. ancak ben size ileti de gönderdim. umarım almışsınızdır. orada rönesans'la ilgili bilgiler de verdim. işinize yarar. eğer ulaşmadıysa bana yeniden yazın. başarılar dilerim. selamlar.
23 Ara 2008
SİZE GERÇEKTEN NASIL TEŞEKKÜR ETSEM BİLEMİYORUM.ÖNCELİKLE BENİ CİDDİYE ALIP CEVAP VERDİĞİNİZ İÇİN ÇOK ÇOK TEŞEKKÜRLER.UMARIM VERDİĞİNİZ BİLGİLER İŞE YARAR.TEKRAR TEKRAR TEŞEKKÜRLEEEERRR!!!!!!!!!!
biray akçay 21 Ara 2008
aslına bakarsanız bize karşı savunma yapanlar başarılı olamadı. ancak bizim son konuşmacımız süreyi iyi kullanamadı. ama asıl yenilgi nedenimiz bana göre jürinin "bilimin" daha önemli olduğunu düşünmesiydi. karşı grup, tüm sanatçıların bilimden faydalandığını savundu. mesela Mimar Sinan'ın eserlerinde sadece sanat olmadığını, eserlerinde bilimin olduğunu anlattı. bilimin gelişmediği ülkelerde sanatın da gelişmediğini savundu ve "ne kadar bilim o kadar sanat " dedi. tüm savunmalarını hatırlamıyorum. iki yıl önceki yarışmaydı bu. bence bizim savunmamızı iyi anlarsanız, karşı tezler hazırlayarak başarılı olursunuz. zaten bu iki senedir sitemde yayımlanıyor. sanrım karşı grup da bunu okumuştur. başarılar dilerim. ben kendim d sanatın daha önemli olduğunu düşünüyorum; ancak size bir tiyo vereyim. rönesansta aydınlanmayı sağlayanlar sanatçılar olmamıştır. önce italyan gezginler doğu'ya seferler düzenleyerek zenginleşmişler, bilime önem vermişler, sonra sanatçılar bu ortamdan yararlanarak gelişmişlerdir. gelişmemiş toplumların sanatçısı özgür düşünce üretemez. gelişmek için de bilimi kullanmak şarttır.
21 Ara 2008
SEVGİLİ BİRAY AKÇAY,BİZİM DE BİR MÜNAZARAMIZ VAR.BİZ DE BİLİMİ SAVUNUYORUZ.BU METİN BİZİ ÇOK ETKİLEDİ AMA NASIL SAVUNMA YAPILDIĞINI DA MERAK ERİYORUZ.LÜTFEN BİZE YARDIM EDER MİSİNİZ? MÜNAZARAMIZ 30.12.2008 TARİHİNDE YAPILACAK.BU SÜREYE KADAR LÜTFEN ELİNİZDE KAYNAKLAR VARSA,ÖZELLİKLE DE BU MÜNAZARANIN SAVUNMASINI BİZE GÖNDERİRSENİZ ÇOK SEVİNİRİZ.ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER... (beyonce_kezman@hotmail.com) YARDIMLARINIZI BEKLİYORUZ!
biray akçay 08 Kas 2008
bu metin 12.12.2007 tarihinde yazılmıştır çocuğum. sizinkiler kim bilmem ama sanırım buradan çalmışlar. bir daha gönderi yazarken üslubuna dikkat et.
07 Kas 2008
bence çok güzel olmuş ellerinize sağlık bizim de münazaramız var umarım kazanırız tekrar söylim süper olmuş diyen kim ve bilimi mi savunuyodunuz
07 Kas 2008
yaa bunları sen mi yazdın bizim okul münazarada ve senin yazdığın yazıların aynısını okudular ama bunları onlar yazmıştı sen nası buldun bunları ve kazndık münazarayı çok şaşırtıcı sen bunları nereden buldun
05 Kas 2008
bence çok güzel olmuş ellerinize sağlık bizim de münazaramız var umarım kazanırız tekrar söylim süper olmuş
25 Ekm 2008
süüüppeerrr ben bu site yi çook beğendim hocama çokk tşk ederimm aama resimleri nerden bulucaz hocaam???
biray akçay 24 Ekm 2008
bizi yenen ekibin savunmasında özgün hiçbir şey yoktu. bizim savunmamız onlardan çok daha iyiydi; ancak son konuşmacımız süreyi iyi kullanamadı. yenilgimizin en büyük nedeni buydu. başka nedenler de var ancak bunları yazmama gerek yok. onların savunmasının dayanak noktası şuydu: tüm sanat eserleri bilimin yardımıyla yapılır. kolay gelsin herkese. eminim çalışan emek veren başarır. biz emek verdik ama başaramadık. neyi savunduğunuz değil nasıl savunduğunuz önemli. jest ve mimiklere, tonlamaya, düzgün türkçe anlatımına önem verin. en önemlisi bu.
22 Ekm 2008
Hocamm bizimde münazaramız var..Ama biz bilim daha önemlidir diyeceğiz.Acaba karşı taraf nasıl savunma yapıp da sizi geçti???bunu e-posta adresime atabilir misiniz?örneklerle doğruluyabilir misiniz?(e-posta:buse.8a@hotmail.com]hocammm nolur yardımınıza ihtiyacımız var...Haftaya pazartesiye kadar süre var karşı okul by almış.15 gündür çalışıyorlar..Lürfenn arkadaşlar sizden de bilen varsa bilim hakkındaki görüşlerinizi ve tezlerinizi bekliyorum.
22 Ekm 2008
sayın hcnm ben sanatın onemli oldugunu tartısıcam ve sizin verdiginiz konudan bilgi edinicem...Çok saolun çok begendim inş. hocamız ve arkadaşlarmısda begenir...
05 Ekm 2008
bnmde o bahsettiğiniz resimlere ihtiyacım var nasıl sahip olabilirim nerden ulaşacağım bilgi verirseniz sevinirim
05 May 2008
sayın hocam verdiğiniz bu münazara örneğinden dolayı çk tesekkür ederm sizden bişey rica edeceğim bizim yine münazaramız war konumuz kalkınmada egitimin önemi eger elinizde warsa bize bu konuyla ilgili bi münazara örneğiwerebilirmisiniz???ben buraya üyeym ismm yuki die kaytlı ama bu carsambaya kadar kesin elimde olması gerek şimdidenn cok cok tesekkür ederim
27 Nis 2008
burayamı yazayım???
biray akçay 24 Nis 2008
mail adresinizi yazarsanız gönderirim.
23 Nis 2008
biz orda bahsettiniz resmleri nrde bulabilirz acaba?? :-
22 Nis 2008
lütfenn cok acil gerek :'(
22 Nis 2008
ya gayet güzelde ben bunun dewamını nerden bulabilirm cok gerek cünkü bizimde aynı konuda münazaramız war
14 Nis 2008
mrb ya sözcünün son konuşması nerde bize acil lazım bu çok önemli hayatımn yani rica etsem sözcünün son konuşmasını ekleyin
04 Nis 2008
ya bende sınıflar arası müazarada bu konuyu aldım ama 3 . konuşmada dediğiniz ressamın o iki resmini bulmadım nasıl bulabilirim onu söylermisiniz
31 Mar 2008
BİRDE SUNUM YAPMAMIZ İÇİN BİZE RESİM LAZIM OLACAK O RESİMLERİ NEREDEN BULABİLİRİM LÜTFEN ÇOK İHTİYACIM VAR N'OLUR.
31 Mar 2008
birde bende bilimi tutmama rağmen bize sanat düştü sayenizde 4 dklık konuşmamı toparladım sevgiler PERİHAN...
31 Mar 2008
biray akçay, bizimde münazaramız vardı bu konu hakkında ve ben hepsini burdan yazdım teşekkür ederim bunu bizle paylaştığın için...
biray akçay 02 Mar 2008
Elbette sanat'ı. Biz savunmayı yaparken görsel araçlardan da faydalandık. Bu nedenle bazı bölümler size kopuk gelmiş olabilir. Konuşmalarımızın devamı da var. Ancak ben sadece bir kısmını aldım.
29 Şbt 2008
ben burda hangi konuyu savunduğunuzu anlamış değilim