Ey güzel insan, neredesin? Pervasız akşamlarda saklanıyoruz. Yürekler kanamaktan usandı, Beklemekten, gözlerimiz… “Beklemek mi eli kolu bağlı? Beklemek bize yakışmaz” diyorsun, Bize hep beklemeyi öğretiyorlar, Adım başı mayınlı duraklar… Sen gideli yılanları koynumuza sokuyorlar, Ahh bir panzehirimiz olsa, ölüyoruz, ölüyoruz, Ölüler bile konuşurken rüyada “Sus, konuşma!” diyorlar. Ey güzel insan neredesin? Kasımların yetimleriyiz biz, Ellerin idam sehpalarında kellelerimiz, Kellelerimiz yüreğimizden uzağa düşmüş, uzanabilir miyiz? Ey güzel insan, neredesin? Bir vuslat olsa, olsa bir… Pusulara aldırma gel, gel kaldır bizi, sürünmekteyiz… Şah damarımız çatlamış, uzaklaştık göklerden Oysa dilesek gönderir mi başka bir sen? Hani kabul görürdü dualarımız? İşgal edilse de varlığımız… Ey güzel insan, neredesin?
Çok güzel kaleme almışsınız hocam, elinize sağlık. Burada bana göre asıl olarak, okuyoruz da ders alıyor muyuz sorusu sorulmalı beyinlere. Yoksa herkes birşeyler yazıyor, okunuyor ya da okunmuyor, gelip geçiyor...