ATTİLA İLHAN, SINIR ÖTESİ OPERASYONU, ERMENİ İFTİRASI VE BAYRAM...
“ ankara'nın taşına bak tut ki baktım uzar gider efkârım çayır ağlar çimen ağlar ben ağlarım gözlerimin yaşına bak ankara kalesi'nde rasattepe'de bir akça şahan gezer dolanır yaşın yaşın mezarını aranır şu dünyanın işine bak mustafa'm mustafa kemal'im “
diyen Attila İlhan’ın ölüm yıldönümüne rasgelen şu günlerde tek dişi kalmış canavarın hortladığını görmek bizi şaşırtıyor mu bilmiyorum. Ben kendi adıma şaşırmadım. Yıllardır beklediğimiz günler geliyor. Adım adım uygulanan BOP’nin( Büyük Ortadoğu Projesi) ayak sesleri artık yüksek sesten duyuluyor.
Attila İlhan herkese, her şeye rağmen başını eğmedi, fikirlerinden ödün vermedi. Batı taklitçiliğine hep karşı durdu. Ulusunun değerlerini her zaman baş tacı yaptı. O, Mustafa Kemal’e hayrandı. Ve Kurtuluş Savaşı’nın bitmediğine, bitmeyeceğine hep inandı. Türk ulusunun dünyada hep yalnız olduğunun farkındaydı. Batı’nın tüm ayak oyunlarının farkındaydı. Ülkesinin bölünmez bütünlüğüne kastedecek düşmanların bizi içimizden vuruyor görünmelerine rağmen onların kukla olduklarının ve iplerinin dışarıdan oynatıldığının farkındaydı. BİZ FARKINDA MIYIZ?
Bir günde verdiğimiz on beş şehit, on beş can… Televizyonlarda göbek havasına devam… Aynı televizyon yayınlarında ağızlarını köpürte köpürte sınır ötesi operasyondan söz ederken kimlere hizmet ediyorlar, FARKINDA MISINIZ? Ayağa düşürdükleri ciddi konuları tartışmalarına bakar mısınız? Ciddiyetsiz, düşüncesiz, kışkırtıcı söylemlerine bakar mısınız? Ermeni iftiraları ABD Kongresinde kabul edilme aşamasında… Ve bayram geldi. Türkiye’m, güzel ülkem hep hüzünlü bayramlar yaşıyor. Canımız acıyor, içimiz kararıyor; ama günlük işlerin telaşındayız. Kanıksadığımız şehit kanları bir gün gelecek bizi boğacak. Günlük işlere devam…
Suyumuz tükenirken, duygularımız tükenirken, iffetimiz tükenirken biz… Biz, biz kimiz?
“ Ankara'nın taşına bak tut ki baktım uzar gider efkârım “ Bu bayram kimin? Otuz günlük açlıktan sonra saldıracağız tatlılara. Yoksa nefsimizi sadece bayrama kadar mı eğittik? İki gün sonra bayram… Ve hiçbir zaman bayramlar ödül değildir. Çünkü onu hak edecek açlığı hiç yaşamadık biz. Obez düşünceler içinde Ramazan’ın nasıl farkına varabiliriz?
Canını bu ülke için verenlerin göremediği bayramı biz hak ettik değil mi?