Bir kapı açıldı önüme tam 25 yıl önce… İçeride neler olup bittiğini az çok bildiğim bir dünyaya… Oysa bilmediğim, hiçbir şey bilmediğimdi. İlk girişte beni bir komutan edasıyla karşılamaları gerektiğini düşünüyordum. Zafer kazanmış bir komutan… Oysa bu komutan daha savaşa girmemişti. Yine de 80’li yılların henüz bozulmamış “büyüğe sadece büyük olduğu için duyulan saygı” öğretisi gereği; layık olduğumdan fazla bir kabullenmişlik bekliyordu beni… Yaşıma yakın öğrencilerimden bir kez bile saygısızlık görmedim. Belki de Anadolu’nun bakir topraklarındaki bu insanlar, bana hissettirmeyecek kadar ince bir edayla yaşadılar hoşnutsuzluklarını… Bilemem…
“ Hatalarını bulmak” öylesine kolay geliyordu ki bana, hatalarımın farkına varamadım. On yıl sürdü bu farkında olamama. Çünkü on yıl boyunca “Öğretmenim, seni çok seviyorum.” cümlesi yetti bana… Ne bilirdim onların en küçük anlayışı ya da hatırlanmayı bile yeterli saydıklarını öğretmenlerine kalplerini çıkartıp vermeleri için… O kapıdan bir girip bir çıktım aslında. Çünkü kapının dışında kendi dünyam vardı. İçinde ise onlarla paylaştığım dünya… Hangisini tercih edebilirdim ki?İkisi de benimdi, bendendi. Anne olduğumda onları daha bir sevdim. Acılar yaşadığımda, sağlık sorunlarımla boğuştuğumda onlara daha bir yakın oldum. Sanki bensiz olamayacaklarmış gibi… Yavaş yavaş küçüldüğümü hissettim yanlarında. Yeni öğrendiğimi onlarla paylaşırken hayata dair, yavrusuna uçmayı öğreten ana kuş gibi gururlandım. Uçmayı öğrenmeleri zor olmadı; çünkü analarına güveniyorlardı… Özgürlüğün her türlüsünde bir tutsaklık olduğunu anlatmaya çalıştım hayal kırıklığına uğramamaları için. Ve eskisinden daha çok çalıştım, çalıştım, çalıştım… “Hayatta neyi başarabildin?” diye sorsalar, “anneliği ve öğretmenliği” deme vaktim yaklaşıyor. “Bir harf öğretene kırk yıl köle olunur” öğretisine sığınmıyorum asla; çünkü bu kadirşinaslık çok ağır bir yük. Taşıyamam… Ben bir öğretmenim. Öğrenmem gereken çok şey var. Sadece onlarla paylaşmak için. Ve hala öğrenebiliyor olduğum için. Bir gün bitecek biliyorum. Ben ölene kadar bitmesin istiyorum. Eğer bildiğinizi paylaşacağınız birileri yoksa bilmenin ne önemi var? Onur savaşını kaybetmemiş bir komutanım şimdi. Savaşlardan galip çıktım. Yaşadığımı hissediyorum onlarla yaşayınca. Parlamalı gözleri hayata baktıklarında; benim gözlerimdeki ışıklar sönene kadar.
Hocam öğretmenimsinis die sölemiorm cidden SÜPER OLMUŞŞŞŞŞŞŞŞŞ!!!!
YG-4557 26 Kas 2006
Yine güzel bir yazı ile karşımızdasınız hocam.
O kadar güzel bir özetlemede bulunmuşsunuz ki (Abartmıyorum) fazla söze de gerek kalmamış...
Tüm bu güzelliklere rağmen şuanda değerli öğretmenlerimize verilen değer hiç te yakışık almıyor! Sizin özetlediğiniz güzelliklere bu verilen değer ne böyle! Bir kere herkes daha hayata ilk adımlarını atarken bile "öğretmen" ile yola çıktığını düşünse ya da düşünmeye kalksa, inanıyorum ki en canisi bile biraz olsun yumuşayacaktır. Ancak hayat öylesine acımasız oyunlarla dolmuş ki herkes yok olmamak için çabalıyor, savaşıyor.! Güçlü almış başını gidiyor, fakiri düşünen yok! Birbirini ezen ezene...Tüm bunlar olurken de insana verilen değer, saygı, sevgi, birlik, beraberlik hep ikinci planda kalıyor. Bu durumdan da en fazla öğretmenler etkileniyor...Çünkü yola başlarken ki ilk durağımız onlar...
Her nekadar durum pek hoş gözükmüyorsada biz ve bizim gibi düşünenler sizlerin kıymetini biliyoruz hocam. Merak etmeyin, sayımız az da olsa ilerleyen zamanda artacaktır. Bu ülkenin kurtuluşu başta eğitimden geçtiğine göre bu da sizlerle olacaktır!
Hakkınızı verebilen bir geleceğe hep birlikte...
Saygılarımla...
celyy 24 Kas 2006
CANIM ANNECİĞİM VE EN BÜYÜK ÖĞRETMENİM.YİNE HARİKA BİR YAZI YAZMIŞSIN.SENİN GBİ BİR ÖĞRETMENE SAHİP OLDUKLARI İÇİN ÖĞRENCİLERİN GERÇEKTEN ÇOK ŞANSLI.BU KONUDA BİR TİRAFIM OLACAK SİZLERE KÜÇÜKKEN HEP ÖĞRENİLERİNİKISKANIRDIM.ÇÜNKÜ ONLARDAN BAHSEDERDİN ONLARI ÖNEMSERDİN.BENİ ÖNEMSEMEZDİN DEMİYORUM.AMA ONLARA OLAN SEVGİN BENİ DELİ EDİYORDU. ÇOCUKLUK İŞTE.. KISKANÇLIK DUYGULARIM OLDUKÇA KABARIYORDU GELELİM YILLAR SONRASINA.ŞİMDİ BEN DE BİR ÖĞRETMEN ADAYIYIM.VE BU MESLEĞİ SEÇMEMDEKİ EN BÜYÜK İDOLÜM SENSİN ANNECİĞİM.EĞER SENİN GİBİ BİR ÖĞRETMEN OLRSAM BU BANA GURUR VE ANLATILAMAYACAK BİR MUTLULUK VERİR.SENİ VE TÜM ÖĞRETMENLERİ SEVİYORUM. İYİ Kİ VARSINIZ!
OKAN 24 Kas 2006
Tüm benliğnizi o kapının içerisine adadınız hocam, kapladığınız yer büyük ve daimi olarak artacaktır.. Okulların birinde öğretmen, sayısız insanın yüreğinde sevgi, aklında ışıksınız... Saygı ve sevgilerimle öğretmenin .